AHMET * ONUR

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Hakkımda

sınav sbs okul öğrenci eğitim macera öğretmen gelecek müzik eğlence ergenlik 13 yaş


Kategorilerim



Yazılarım

cbox parazit'ine cevap
GALİBA SONUMUZ GELDİ:((
RAMAZAN VE ÇOCUKLAR
RAMAZAN AYI FAZİLETLERİ
İŞTE BİZ TÜRKLERİN MEŞHUR YALANLARI...
BİZ ÖĞRENCİLERİN SÖZLÜĞÜ:))
ANNELERİN EN GÜZELİNE ANNEME
ergenlik hakkında
BİRAZ DA GÜLELİM...
YUNUS EMRE...
NASRETTİN HOCA
OSMAN GAZİ...
FATİH SULTAN MEHMET HAN (2. MEHMET)
İSME GEREK YOK...
OTO BİYOGRAFİ...


Arkadaslarım

fatma46
Blogcu Yardım
edaca30
didoli82
similing
1964anne
edablogdunyasi
kizilelma0671
7474632002
cicim2002
can2003
bakimliyiz
guzelbayan
parfumler
aysummm
havlukenarim
orgumuz
lifmodellerim
bahcebakimim
bakimlibayaniz
emostili
gelinliklerim
kadinlarkulubum
elbiselerim
askhikayelerimiz
sikabiyeler
guzelavatarlar


Bağlantılarım

* UGURBOCEGI blog yardımI FORUM


Zıyaretcıdefterım



Bannerım



Dostsıteler

Image Hosted by ImageShack.us


NASRETTİN HOCA

 

          Türk halk bilgesi ve fıkra kahramanı Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde 1208 yılında doğdu, 1284 yılında Akşehir'de öldü Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur. Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud
Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun hayatıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır.


Fıkralarının Özellikleri

          Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen kelimelerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma, gülünç duruma düşürme, kendi kendiyle çelişkiye sürükleme, dinin temel kabulleriyle çelişmeden çok ince bir söyleyişle hoşgörüyü yeğlemedir. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin genel özelliğidir. Bu özellikler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumunu yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: 20:09, 2/3/2008
Yorum yaz
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY EDACA30